Friday, November 28, 2008

BYRON KATIE November Newsletter

Why Can't We Change?

We all know people, family members, or friends who find change difficult.We know people who always seem to drift into painful relationships. As soon as they get out of one painful relationship, they begin another. Why can’t they change?

We know people who are afraid of life. They stay at home, wrapped in their shroud of loneliness, wondering why they are so depressed. We know beautiful people who insist on dwelling on a minor blemish to feel ugly. We also know people who are angry because things aren’t the way they should be. Maybe they have a job they don’t like. Maybe their child or spouse is sick. Maybe they can’t stand their neighbors. Maybe they’re angry at God. Why can’t they change?

More: http://www.byronkatie.com/newsletter_nove08.html

Tuesday, November 4, 2008

ASTRO: KASIM ONEMLI TARIHLER

KOC

Romantik gunler: 5,6,9,10,27 ve 28 Kasim

13 Kasim: Zam veya yeni bir is veya yeni bir gorevle ilgili haber bekleyin (+/- 4 gun)


4 Kasim ve sonrasi: mevut pozisyonunuzda basariya yaklasmisken, bu kariyerinizin sizi tatmin edip etmedigini iyi dusunun. Etmiyorsa, yavas yavas yeni adimlar atmaya baslayin

30 Kasim - 1 Aralik: Kariyer acisindan yanlis yapma sansiniz yok

27 Kasim ve sonrasindaki 10 gun: Uzun bir seyahate cikin


BOGA

Romans: 5, -8-10, 11-12, 27-28 ve 29 Kasim

1-2 Kasim: Yeni bir fitness programina baslayin. Sonuclar o kadar iyi olacak ki, cok sasiracaksiniz!

13 Kasim: Boga burcundaki dolunayda bir hayal veya dilek hayat bulacak

1-13 Kasim: Evlilik veya is ortakligi icin ciddi bir adim atin

9-14 Kasim: Yabanci insanlar ve okyanus asiri seyahatler acisindan cok sansli bir gun

12 Aralik: Finansal acidan beklenmedik bir masrafa veya finansal bir surprize hazir olun bu dolunayda (ne yazik ki olumsuz acidan...)

27 Kasim ve sonraki 2 hafta: Yeni finansal inisyatifler kullanin

29 Kasim-1 Aralik: Sevgili veya esle seyahat edin


IKIZLER

En romantik gunler: 5-6, 9, 10, 13-14, 15, 27-28 ve 30 Kasim

Kasim ilk 10 gunu: Bir suru yeni gorev motivasyonunuzu yuksek tutuyor

13 Kasim (+/- 4 gun): Sakin bir zaman planlayin bu dolunayda

10 Kasim: Beklenmedik bir kariyer odulu, hic beklenmedik sekilde! (Bonus, kar veya baska bir cesit odeme)

2 ve 27 Kasim: Once Neptun sonra da Uranus direkt ilerlerken daha fazla kariyer sicramasi kapida olacak. Gelecek aylar gercekten olumlu gorunuyor

15 Kasim: Ayin favori gunu, tum haberler iyi olacak ve seyahat de bu eglencenin bir parcasi olabilir.

10, 11 veya 14 Kasim: Onemli bir toplanti veya sunum gerceklestirin

27 Kasim: Ortaklik veya evlilik icin adim atin

28 Kasim: Etrafinizdaki sinyaller muhtesem (Venus ve Uranus birbirine harika acidalar) Yuklu bir cek de alabilirsiniz.


YENGEC

Romans: 1, 5-8, 10-12, 25 ve 29-30 Kasim

2-15 Kasim: Tatile cikin

13 Kasim (+/- 4 gun): Bir parti kutlamasi veya olayi (veya daha ufak capli birebir ogle veya aksam yemekleri) sosyal acidan cok iyi olabilir

27 Kasim (+ 4 gun): Yeni bir fitness plani gelistirin

2 Kasim: Finans anlayisiniz gelisyor


ASLAN

1-10 Kasim: Mulk, aile veya yerlesim konularinda degisiklik yapin

4 Kasim: Finans durumunuzu tekrar gozden gecirin ve yeniden yapilandirin

10 Kasim ve 13 Kasim'daki dolunayda: Onemli kariyer gelismeleri ve muhtemel cikislar kapida

27 Kasim ve Aralik boyunca: Romans cok hareketleniyor. Bekarlar birini bulmak icin ve ciftler daha fazla keyif alip yakinlasmak icin imkan bulacaklar. Bebek hakkinda konusmalar gundeme gelebilir.


27 Kasim ve sonrasi: Yaratici bir projeye start verilecek

10-11,18,22-23 ve 27-28 Kasim: En romantik gunler


BASAK

1-10 Kasim: Yakin sehirlere seyahat

13 Kasim (+/- 3 gun): Uzak yerlere seyahat

27 Kasim + 2 hafta: Yeni ay ve sonrasinda ev, aile veya mulk konularina odaklanin

16 Kasim - 27 Aralik: Mars, evle ilgili konularda yardimci olacak, fakat yukarda verilen tarih araligi en guclu donem olacak

4 Kasim, 2009 ve 2010 boyunca: Iliskiniz var mi? Uranus'e karsi acidaki Saturn iliskinizi bastan sona tekrar gozden gecirmenizi istiyor.

30 Kasim - 1 Aralik: Bekarlar icin buyuk ask olasiligi

Diger romantik gunler: 8,10, 11, 12-13, 15-16, 20, 29-30 Kasim ve 1 Aralik

TERAZI

2, 10, 12, 13, 22, 27, veya 28 Kasim: Ask hayatin tum dogru isaretlerini verecek

1-10 Kasim: Para ve nakit akisini idare edin, finans durumunuzu gozden gecirin

4 Kasim civari: Bir calisma arkadasiyla ilgili bir dramaya dikkat, uzun sureli etkileri olabilir

Kasim'in ilk haftasi zam isteyin, geciktirmeden! Hesabiniza daha fazla para gecmesi icin yilin en uygun zamani

13 Kasim: Buyuk bir finansal zorunlulugu sonlandirin

9 ve 10 Kasim: Ev alim satimi veya tamirati icin altin gunler

28 Kasim: Evde misafir agirlayin, disarda degil

27 Kasim + 2 hafta: Yavaslayin, meditasyon yapin, keyif yapin ve dinlenin

Hediyelerinizi alin, paketleyin, gerekirse gonderin ve 9 Aralik'tan once herseyi bitirin cunku 12 Aralik'taki dolunay tum zamaninizi ve dikkatinizi alacak

27 Kasim + 2 hafta: Arastirin, yazin, dusunun ve kapali kapilar ardinda yaratici bir proje ustunde calisin. Bunun karsiligini daha sonra alacaksiniz

26 Kasim: Pluto'nun ev sektorunuze girmesi gelecek ay ve yillarda duygularinizi harekete gecirebilir, bunlar daha cok derin psikolojik duygular olacak. Korkuya gerek yok. Gelecek haberler aile ve gecmisiniz hakkinda bilmeniz gerekenlerdir ve hep merak ettiginiz bir gizemi aydinlatabilir.

AKREP

1-13 Kasim: Olaylar guclu bir sekilde kontrolunuz altinda, ve hersey istediginiz gibi gidiyor Akrep'teki Mars sayesinde

2 ve 27 Kasim: Ask ve iliski acisindan mutlu bir donum noktasi bekleyin

13 Kasim: Birisiyle ilgili ciddi dusunceleriniz varsa iliskiniz yeni bir boyuta gecebilir dolunayda, hazirsaniz nisanlanin

27 Kasim + 10 gun: Zam isteyin

En romantik gunler: 7,8,9, 10, 12-16, 20,24,25 ve 28 Kasim

29-30 Kasim: Kisa bir hafta sonu tatili planlayin


YAY

13 Kasim: Buyuk bir projei bitirin ve altin yildiz alin

16 Kasim + 6 hafta: Enerjiniz yukseliyor ve hersey hiz kazaniyor - artik beklemek yok

2,9,10 ve 27 Kasim: Ev, mulk ve ailevi konulari one cikiyor

27 Kasim + 1 hafta: ozel veya kariyerle ilgili kilit girisimler planlayin.

28, 30 Kasim ve 1 Aralik: Finansal haberler muhtesem olmali. Pluto hayatinizda ilk kez gelir evinize giriyor ve 15 yil boyunca burada kaliyor, eger parayi bollastirmak istiyorsaniz, bu yapabileceginize dair kesin bir isarettir.

En romantik gunler: 10, 17-18, 21, 22-23 ve 27-30 Kasim

14-16 Kasim: Kariyer haberleri parliyor, Merkur'un Uranus, Jupiter ve Saturn'a acisi sayesinde

OGLAK

1-10 Kasim: Arkadaslarla yogun bir sosyal hayatin keyfini cikarin

8-11 Kasim: Bir arkadasinizla kisa bir seyahate cikin

13 Kasim (+/- 4 gun): Romans dorukta, ask acisindan 2008'in en iyi donemi

15-16 Kasim: Bir arkadasinizdan gelebilecek bir haber veya bir fikir heyecan yaratabilir

7-11 Kasim: Aslinda 2 Kasim'dan baslayarak ama ozellikle bu tarihlerde finansal olarak hersey aydinlaniyor

16 Kasim-31 Aralik: Sakin ve rahat olun ve bu tarihlerde yaratici proje ve hobileri onemseyin. Bu konu ozellikle 27 Kasim'daki yeni ay ve sonrasindaki 2 hafta boyunca hiz kazanacak

27 Kasim +2 hafta: Yalnizlik ve yaratici fikiler uzerinde yalniz calismak karli olacak

KOVA

4 Kasim: Saturn (tutucu, dikkatli, maddesel) Uranus'le (idealist, insancil, asi) karsit acida olacak. Temmuz 2010'a kadar bir kac kez yasanacak bu durum. Bu size bu iki gezegenin ozelliklerini harmanlamak icin buyuk bir firsat sunacak; uzun vadeli ve pratik olan yenilikci fikirler seklinde...

1-16 Kasim: Kariyerinize odaklanin. Karsiligini inanilmaz sekilde alabilirsiniz!

10-15 Kasim: Finansal acidan gorusmeler o kadar iyi geciyor ki, sasiracaksiniz. Gorusmeler ayarlayin!

13 Kasim (+/- 4 gun): Ev, mulk veya ailevi bir konu sonlandirilacak

16 Kasim-31 Aralik: Mars Yay burcuna gecince eglence, arkadasliklar ve parti davetleri yolunuza serilecek

21 Kasim: Jupiter ve Saturn ender rastlanan destekci pozisyondayken finansal zorunluluklar icin yeni ayarlamalar yapin veya buyuk bir anlamsaya imza atin

27 Kasim: Bu yeni ayda kredi karti durumunuzu ve odeme opsiyonlarini gozden gecirin, kredi, mortgage, burs gibi konularda adim atin

En romantik gunler: 10, 14, 15, 17, 18, 22-23 ve altin donem olan 27-30 Kasim ...Blind date icin en uygun gun 1 Aralik!

BALIK

29 Ekim-15 Kasim: Uzak yerlere seyahat edin

10 Kasim: Bir oneri veya teklif sizi cok sevindirebilir

13 Kasim: Bu pozitif dolunayda yazma, konusma, ogretme, edit etme veya iletisim sanatlarinin herhangi biriyle ilgili olmak da buyuk bir sonuc getirebilir

9-15 Kasim: Eski ve yeni arkadaslar melek rolundeler ve sizin iyiliginiz icin cabalayacaklar

16 Kasim ve Aralik ayi: Kariyer merdivenlerini hizla cikiyorsunuz

Pluto'nun Oglak burcuna uzun vadeli yerlesimi (15 senelik) sizi yeni ve basarili insanlarla bir araya getirecek. Gelecek yillarda ununuz bununla birlikte artacak - en az sizin kadar basarili olan insanlarla birarada olmaya bayilacaksiniz

27 Kasim-10 Aralik: Kariyer acisindan kritik gunler (olumlu!), yeni firsatlar icin tohumlari ekin

Romantik gunler: 7-8, 10, 11, 12, 13 15-16 ve 29-30 Kasim


Sunday, November 2, 2008

Goethe ‘Yaşamın Sırrı’nı Çözmüş Mü? (INDIGO DERGISINDEN)



Dünyaya eserleriyle hediyeler sunmuş olan Goethe (Hakk aşığı), ‘Genç Werther’in acıları’ Ve ‘Faust’la hafızalara kazınmıştır pek çoğumuzda… Okumayanlar, bilmeyenler için bir kez de İndigo Dergisi’nden tanıtmaktan mutluluk duyarım o sevgi meleği, yaşam üstadını…



Babası kralın baş danışmanı, annesi, Frankfurt belediye başkanının kızı Katharina Elisabeth Textor’un oğludur.

Johann Wolfgang Goethe aşçısı, dadısı, seyisi, mürebbiyesi, kütüphanesi olan bir evde doğar ve daha çok küçükken okumaya yazmaya başlar. Babası onun da kendisi gibi bir hukukçu olmasını çok ister. Goethe babasının isteği üzerine, ilk, orta ve lise tahsilini hızla bitirerek, henüz 16 yaşındayken üniversiteye başlar. Ama onun isteği kuytulara çekilip şiirler karalayarak, boş zamanlarında Göttingen’li David Michaelis’in dizi dibine oturup Arapça okumaktır. Daha sonra, istese de istemese de Leipzig’e gider hukuk tahsili yapar. Weimar Dükü Kral August, Goethe’yi oğlu gibi sever, yardımcı olur. Hatta bir ara düklüğün idaresini ona bırakıp kendisi sayfiyeye gider. Goethe bu dönemde hem yöneticilik yapar, hem ufak ufak notlar tutar. Kendince şiirler yazıp, hikayeler karalar…

Devlet işleriyle uğraştığı bu günlerde (20 yaşındadır) Weimar Dükü’nü temsilen bir baloya çağrılır. Burada Lotte Buff adlı hanım hanımcık bir kıza gönlünü kaptırır. Lotte 19 yaşındadır lâkin 30 yaşında bir adamla dört yıldır nişanlı durmaktadır. İstese kızın kafasını karıştırabilir ama onun gibi ahlâklı ve ilkeli biri duygularını bastırmak yolunu seçerek balodan ayrılır ve aşkını kendisine saklayarak şiirlere yazılara döker. Şiirlerde yaşar artık Lotte’ye olan aşkı…
Yine o günlerde Ehrenbreitstein kasabasına yaptığı resmi gezi de Laroche ailesinin onuruna verdiği yemeğe katılır. Evin 16 yaşındaki kızı güzel Maximiliane ona çok sıcak davranır. Dahası Bayan Laroche, kızı Maximiliane yanına alır, Goethe’yi ziyarette bulunur. Belki mutlu bir evlilik için bütün şartlar hazırdır, ancak Goethe kendi içindeki hesaplaşmaları, bir türlü gerekli atılımı yapmadığı için bu fırsatı da kaçırır. O kendi içinde mutlu bir yuva için inceden planlar yaparken Maximiliane’nın evlendiğini duyar. Şimdi tüm duyguları bir kez daha satırlar arasında yaşam bulur.
Goethe üç ay süresince yazılarının arasında kaybolur. “Genç Werther’in Acıları” adlı romanıyla dünya edebiyatının en etkili eserlerinden birine imza atar. Romanın konusundan iskeletinden çok, asıl etkileyiciliği, emsalsiz olan lisanıdır. Ev, aile, köylüler, arkadaşlık ilişkileri, hizmetçiler günlük bir dille anlatılırken, gönül sancıları, öfkeler, heyecanlar coşkulu bir üslupla tırmanışa geçer. Öyle ki zaman zaman satırlar duygu seline ayak uyduramaz. Kelimeler tıkanır, kopar, ama okur aldığı hızla maksadı kavrar.
Aşık Goethe İlahi Aşka teslim olur!Goethe hukuk tahsili almasına rağmen tabiat bilimleri üzerinde de çalışmalar yapmaya başlar. “Renk Teorisi” adlı kitabının ardından bitkiler üzerine “ilmî eserler” yazar. Evet, Goethe renkler, sesler, bitkiler üzerine çok şey yazsa da en ünlü eseri “insanı” anlatan ‘Faust’ tur. Ona göre insan sürekli öğrenir ve bıkıp usanmadan kâinâtın sırlarını araştırır. Goethe buradan hareketle, “herkesin doğuştan iyi olduğu” tezini savunur ki bu teşhis kiliseye ters, İslâm’a uygundur. Nitekim onun Faust’u, zamanında şeytanla işbirliği yapan büyücü olmasına rağmen bataklıktan kurtulur, doğru yolu bulur. Goethe bu esere tam 60 yılını verir ancak yayınlandığını göremez.
Goethe, kendinden sonra gelen yazar ve felsefecilere tesir eden nadir ediplerden biridir. Ünlü şair İslâm dînine ve Muhammed Aleyhisselam’a karşı duyduğu hayranlığı saklamaz. Goethe dünyanın takdirini kazanmış bir edebiyat adamı ve zekâ harikasıdır. Time-Life International Dergisi’nin, Batı âleminin hayat ve eserleri bilinen 17 dâhisi üzerinde yaptığı bir zekâ testinde Goethe 210 puanla birinci seçilmiştir.
Almanya’nın en büyük Şairi ve bu ankete göre de Batı’nın en büyük dâhisi Goethe’nin Hz Muhammed hakkındaki şiirlerinden birkaç örnek ve birkaç düşüncesi; Şiir ve notlarını, Bakara sûresindeki, “Mağrip ve Meşrık Allah’ındır” meâlindeki âyetin ışığında yazan Goethe, “Hz. Muhammed’in Terennümü” adlı şiirinde “Resûlüllah’ı; “küçük bir pınardan fışkıran, sonra ruhani kuvvetler sayesinde bütün ırmakları ve nehirleri kucağına alan, muazzam bir zaferle ulûhiyyet ummanına getiren bir İlâhî akarsuya benzetmiştir.”
O’nun dilinde Hz. Muhammed şöyle anlatılıyor:
“Sevinç sevinç berrakVe yıldız yıldız parlakBir dağ pınarıÜstünde beyaz bulutlarınVe kuytusunda bir yeşil yamacınAziz ruhlar sallamış beşiğiniVeda edip çocuk tazeliğiyle bulutlaraRaks eder gibi iner mermer kayalaraHaykırır sevincini semalaraDağ geçitlerindeÖnüne katar renk renk çakıllarıVe bağrına basar kardeş pınarlarıÇiçeklenir ayak bastığı yerlerVe nefesiyle yeşerir çimenlerYoldaşı olur şimdi ırmaklarOvaları doldurur gümüş ışıklarBir ses yükselir pınarlardan“Kardeş ayırma bizi koynundan,Bekliyor Yaratan.Yoksa bizi çölün kumları yutacakGüneş kanımızı kurutacakKardeş,Dağın ırmaklarını, ovanın ırmaklarınıHepimizi alıp koynunaEriştir bizi yüce RabbınaEzelî Deryâ’nın yanına.”Peki, der, dağ pınarıKendinde toplar bütün pınarlarıVe haşmetle kabarır göğsü, kollarıÜlkeler açılır uğradığı yerlerdeYeni şehirler doğar ayaklarının altında…Kulelerin alev zirveleriniVe haşmetli mermer saraylarınıBırakıp arkasındaYürür mukadder yolundaDalgalanır başının üstünde binlerce bayrakİhtişamının şahitleriEvlâtlarını Rabbine ulaştırarakKarışır İlâhî ummana coşarak!”
Goethe, şöyle de demiştir: “Ne başardımsa Kur’an’a borçluyum.”
Kur’an’ın Almanca tercümelerini beğenmeyen Şair, bunları Kur’an tefsiri olmaya lâyık görmemiş, eksik ve noksan bulmuştur. Kur’an’dan önce Arap edebiyatının şaheserleri olan “Muallâkat-ı Seb’a” adıyla Kâbe’nin duvarlarına asılan şiirleri inceleyip Almanca’ya çevirmiştir. Onları Kur’an üslûbu ve edebiyatıyla karşılaştırdıktan sonra şöyle demiştir:
“Kur’an’ın üslûbu, muhtevasına ve gayesine uygun bir şekilde, kat’i, yüce, haşyet verici ve hakikaten muhteşemdir!”
Batı-Doğu Divanı’nda da Kur’an hakkında şöyle der:
Kur’ân-ı Kerîm’in, hatalarla ve noksanlarla dolu bir tercümesini okumasına rağmen; “ifâdenin büyüklüğü, haşmeti karşısında hayrân kaldım” demekten kendini alamaz.
Goethe kısacık bir ömre 140 cilt eser sığdırır. Bunlar arasında en çok dikkat çekeni İranlı şâir Hafız’dan etkilenerek yazdığı Batı Doğu Divanıdır ‘Westöstlicher Diwan’. Goethe eserini okuyucularına aşağıdaki cümleyle sunar:
“Doğu-Batı Divanı’nın müellifi kendisinin bir Müslüman olduğu şüphesini reddetmez”
Kitapların kitabıKur’an hakkında kim ne derse desin,Ben şüphelere kulaklarımı tıkarım.Müslüman olarak bana farz olduğu gibiKitapların kitabı olduğuna inanırım.Dalalet beni şaşırtmak ister,Ancak sen şüphelerimi dağıtırsınİşlerimde şiirlerimdeYoluma istikamet verirsin!J.W. Goethe

Goethe, hukuk tahsilini bitirdikten sonra doktora yapmak üzere Strassburg Üniversitesi’ne kaydolur (1770). O günlerde ünlü teolog Gottfried Herder de Strassburg’a gelir ve geçirdiği bir ameliyatın ardından hastaneye yatırılır. Goethe Herder’e geçmiş olsuna gider ve dostça karşılanır. Onun sohbetlerinden öylesine keyif alır ki, Herder’in yanından ayrılamaz olur. . Herder Goethe’yi derinden etkiler, bu tanışma eserlerine dahi tesir edecektir…Herder’le ve aynı zamanda Kuran’la tanışması gençlik dönemine (22 yaşına) rastlar. Goethe’den beş yaş büyük olan Herder, Alman şair ve yazarlarındandır. Goethe ile Herder arasında geçen bir konuşmada Goethe; Herder’e “öyle hikmetli ve güzel sözler kullanıyorsunuz ki kaynağını merak ediyorum” diye sorar. Herder Goethe’ye gülümseyerek; “Bu sözlerin kaynağını gerçekten merak ediyor musunuz?” der. Goethe; “Evet, beni size bağlayan bu hikmetli sözlerin kaynağıdır.” deyince, Herder; “İşte benim hikmetli sözler kaynağım” diyerek, ona Arapça yazılı bir kitap gösterir. Herder; ”Eğer Alman milletinin böyle bir kaynak kitabı olsaydı, kim bilir ne büyük edipler ve şairler yetiştirir, başka dillerin tesirinde kalmazdık. Ayrıca birçoğumuz soyunu unutup yolunu şaşırmazdı” diyerek fikrini ve Kur’anın yaşam için, edebiyat için (İslam Edebiyatı), önemini vurgular. Herder, bu kitabı Kant’ın sohbetlerine devam ederken tanıdığını, eğer büyük bir şair ve edebiyatçı olmak istiyorsa bu kitabı okumasını önemle söyler. Bu kitap kuşkusuz ‘Kuran-ı Kerim’ dir…
Goethe Kuran-ı Kerimi ve Kuran tefsirini okuyacağına söz verir, daha sonra Goethe bu kitabı tefsiri ile okuduğunu Wetzlar’da hukuk stajı yaparken yazdığı mektupta Herder’e müjdeler ve şöyle der; Kuran-ı Kerim’de Hz. Musa’nın dua ettiği gibi dua etmek istiyorum.Dua şudur; “Ya Rabbi şu dar göğsümü genişlet!”
İslam’ı anlamak!Goethe o günden sonra açıktan açığa İslâm’ı savunur, mesela Eckerman’la yaptığı bir söyleşide “Görüyorsunuz İslâm’ın hiçbir eksiği yok, kaldı ki bizim sistemlerimizin hiçbiri onu aşamadı. Zaten ondan daha ileri gidebilmek de mümkün değildir. Fazilet merdiveninde hangi basamakta durduğunu merak ediyorsanız Müslümanlara bakacaksınız, zira onlar ölçüdür. Bana sorarsanız biz ilk basamakta oyalanmaktayız, Hazreti Muhammed ise son basamağa çoktan varmış. Şüphem yok ki o hep zirvede kalacak. Madem ki İslâm; ‘Allah’a teslim olmak!’ mânâsına geliyor, öyleyse hepimiz İslâm’da yaşayıp, İslam’da ölmekteyiz. Bu sözlerin sahibi ben J.W. Goethe tevhidi (Allah’ın birliğini), teslise (üç Allah inancı) açıkça tercih ederim. Zira bir olan Allah’a iman ruhu yükseltir. Bu inanç, insana kendi iç aleminin vahdetini (birliğini) gösterir.”
Goethe’ye göre Kur’an-ı Kerim’in üslubuyla, gayesine uygun bir şekilde kat’i, yüce, haşyet verici ve hakikaten muhteşemdir. Evet, Kur’anın içinde pek çok tekrarlar vardır. Ama bu tekrarlar insanı usandırmaz. Aksine sizi çekmeye başlar ve hayranlığınız gitgide artar. Bu kitap, ebediyen tesirini kaybetmeyecek ve diğer milletleri de tesiri altına alacaktır…
Kendini BuluşNapolyon savaşları esnasında, Fransızlara karşı savaşan Ruslar, Weimar şehrine girer ve uzunca bir müddet şehirde kalırlar. Rus ordusunun içinde hatırı sayılır miktarda Müslüman vardır. Goethe onlarla tanışır, bu temiz yüzlü samimi insanlara tez ısınır. (Eğer, Prof. Robert Sommers, Carl Knetsch ve Bernt Engelmann gibi araştırmacılara bakarsanız zaten Goethe’nin soyu da Selçuklu Beylerinden Sadık Selim Sultan’a uzanır.)
Şairimizin hatıra defterinden anlaşıldığına göre; Müslüman askerler Goethe’ye izzet ve ikramda bulunur, onu hoş tutarlar. Şairimizin evinden Müslüman misafirler eksik olmaz. Vazife uzayınca şehri tutan Başkırtlar Weimar Protestan Lisesi’nin salonunu mescide çevirir, namazlarını cemaatle kılmaya başlarlar. “İnsanın yaptığı, söylediğinden iyidir. Bilmek ve istemek yetmez, yapmalı!” diyen Goethe, Başkırtlar’la birlikte saf tutar. Üstelik bunu kimseden saklamaz.
Ömrünün son 13 yılında Kadir Gecelerini kutlayan Goethe; “İslâm, yaşıma uygun bir şiir ilham ediyor. ‘Allah’ın sırrına varılmaz’ iradesine teslimiyet, bir karar üzerinde durmayan dünyaya karşı rindane tavır, iki âlem arasında yalpalayan sevgi ve mecâzda ifadesini bulan has hâkikat… Bütün bunlar bir ihtiyara yetmez mi?” der.
Ne dersiniz, Goethe ‘Yaşamın Sırrı’nı çözmüş mü?
Ayrıca Goethe hakkında biyografi yazarlarının yazdıkları; Zengin aristokrat bir aileden gelen Goethe bunu en iyi şekilde değerlendirmiştir. İyi bir eğitim almış, Latince, Yunanca, İtalyanca, İngilizce, Fransızca, İbranice, Resim, Müzik, Edebiyat, Botanik ve Matematik alanında kendini yetiştirmiştir. Goethe’nin sık sık aşık olduğunu sevdiği kızlarda aradığı özellikleri bulamayınca da üzüntüye kapılarak kendisini ilme ve edebiyata verdiğini ömrünün sonuna kadar ideal bir eş aradığını birkaç defa evlendiği halde idealindeki kadını bulamadığını kaydedilmiştir. 1774’de yayınladığı ünlü romanı “Die Leiden des Jungen Werter” (Genç Werter’in Acıları), adlı kitabında bu arayışın derin izlerini görmek mümkündür. Bu eser monolog mektup tarzında yazılmıştır. Kısa zamanda dünyaca ün kazanmıştır. bu roman bir hayat tarzını ortaya koymuş gençler arasında “Werter Modası” başlatmış Werter gibi giyinmek ve Werter gibi intihar etmek moda olmuştur. Goethe sonraki dönemlerde birçok resmi görevlerde bulundu. Schiller(11) ve Herder(10) gibi şahsiyetlerle dostluğu Goethe’ye önemli eserler vermesinde ışık tuttu. Faust bilinen en ünlü eserlerindendir bu eserde Faust insanı, Mefisto şeytanı temsil etmektedir. Bu iki karakter eserin iskeletini teşkil etmektedir. “Faust II”yi ölümünden iki gün önce tamamlamıştır. 1811’de “Şiir ve Hakikat” adlı manzum eserini yazmaya başlamış, eserde hayatının muhasebesini konu almıştır. Tuhaftır ki bu eserin tamamlanmasıyla yayınlamaya fırsat bulamadan ölmesi eserin ana konusuna uygun düşmekte eserle hayatı aynı anda noktalanmaktadır. Başlıca eserleri: Faust, Faust II, Kuran-ı Kerim Hulasası (KORAN-Auszüge), “Die Leiden des Jungen Werter” (Genç Werter’in Acıları),Wilheim Meister’in Çıarklık Yılları, Herman ile Dorothe, Renkler’in Teorisi, Doğu-Batı Divan’ı (West-Östlicher Divan), Baki’nin Hikmetli Sözleri (Die Weissagungen Des Bakis).
Goethe Arapçadan Almancaya yapılan Kuran çevirilerini mukayaseli olarak okur ve etkisinde kaldığı surelerden istifade ederek “Kuran-ı Kerim Hulasası”-Koran Auszüge- adıyla bir eser meydana getirir (3). Doğu-Batı Divan’ı (West-Östlicher Divan)Yine Kuran-ı Kerim’den ilham alarak yazdığı “Muhammed’in Nağmesi”-Mohamets Gesang- adındaki şiirinde Hz peygamberi över. Kuran’ın ramazan ayının kadir gecesinde indirildiğini bile Goethe, duygularını şöyle ifade eder: Kuran-ı Kerim’in peygamber’e semadan indirildiği bu geceyi ben niçin hürmetle karşılamayayım”(4)
Faust’tan sonra en önemli eserleri arasında yer alan “Doğu-Batı Divanı”(West-Östlicher Divan)”nı 1816 yılında okuyucuya takdim ederken şöyle der: “Doğu-Batı Divanı’nın yazarı, kendisinin bir Müslüman olduğu şüphesini reddetmez”(5)5 Ocak 1814 tarihinde yazdığı bir mektupta Goethe Müslümanlarla namaz kıldığını ifade eder:”Ben burada öyle bir hikmetten söz edeceğim ki, Hz. Muhammed’in adının dahi konuşulmasına izin verilmediği çağımızda, müthiş bir hadise vuku buldu. Birkaç yıl önce kim diyebilirdi ki, bizim Protestan Kilisesi’nin salonunda Müslümanlar topluca namaz kılacaklar; Kuran-ı Kerim’den sure okuyacaklar! Hem de biz Başkurt Türk’lerinin namazına iştirak edeceğiz; onların hocalarıyla görüşüp tiyatroya davet edeceğiz. Bana özel olarak iltifat edip bir de “Ok-yay” hediye ettiler. Ben bunları ebedi bir hatıra olarak şöminemin üzerine astım. Cenâb-ı Hak en kısa zamanda sevgili misafirlerimize güle güle yurtlarına dönmeyi nasip etsin. (6) Mektupta bahsi geçen hadise Napolyon savaşları sırasında Rus ordusu içinde savaşa katılan Türk askerleriyle ilgilidir.
GOETHE’NİN SOY KÜTÜĞÜBiyografi araştırmacılarından Prof. Robert Sommer ve Dr.Garl Knetsch ayrı ayrı yaptıkları araştırmalarda Goethe’nin anne tarafından Türk soyundan gelen “Sadık Selim Sultan” adında bir Selçuklu beyine ulaştığını hayretle fark etmişlerdir. Kimse bu araştırmada böyle bir netice ile karşılaşacağını tahmin etmiyordu. İşin daha da ilgi çekici yönü, Prof Sommer, bu neticeyi Goethe’nin değil kendi soyunun şeceresini takip ederken ulaşmıştır. Hassen bölgesinden bir hanımla evli olan Sommer, hanımından gördüğü güzel huylardan dolayı, bu ailenin geçmişini merak etmiş bu araştırmaya bunun için başlamıştır. Şecereyi takip ederek Selim Sultan’a kadar ulaşan Sommer hanımının da Goethe ile aynı soydan geldiğini hayretle müşahade etmiştir.
Dr. Carl Knetsch’in Sommer’den habersiz yaptığı araştırmada, karşısına bir Türk Sultan çıkınca şaşırmış; böyle bir neticeyi tahmin etmediğini Goethe’nin Türk olsa bile Alman milletine ait olduğunu eseri “Goethe’nin Cedleri” adlı kitabında ifade etmiştir.
Her iki araştırmayı inceleyen Neils Hansen, yazdığı bir makalede “Goethe Müslüman mıydı?” sorusuna farklı bir açıdan yaklaşmaktadır(7). Kraliyet, belediye ve kilise kayıtlarında Goethe’nin Hassen bölgesinde yaşamış olan Johan Sultan ve Heinric Sultan adında iki atasına ulaşmıştır. Goethe’nin dedelerinden Heinric Sultan, Franckenberg’de Alman kuruşu “pfening”in mucididir. Bir başka kaynakta Strieder Matbası’nda basılan bir risalede Goethe’nin dedesi bir Türk Subayı olan Sadık Selim Sultan bir savaşta Almanlara esir düşer. Sadık Selim Sultan’ı esir alan “Graff von Lechmotir”, bu Türk subayını Almanya’ya getirmiş tavır ve davranışlarıyla cesareti ve soylu bir karakteri olan Sadık Selim Sultan’ı albaylığa terfi ettirmiş ve ona Johan adını vermiştir. Adını değiştirdiği Sadık Selim Sultan’a bir Türk arması vererek, onu soylu bir ailenin kızı olan Rebecka Bergman’la evlendirmiştir. Bu izdivaçtan üç oğlu olmuştur. Babaları ölünce Brankenheim’de Türk usulü bir türbe yaptırırlar. Babaları Sadık Selim Sultan’la üç oğlu bu türbede yatmaktadırlar. Bu türbe hala bugün “Sultanlar Kilisesi” olarak anılmaktadır. Bütün araştırmacılar Goethe’nin Türk soyundan geldiğini ve dedesinin “Sadık Selim Sultan” olduğu ittifakla kabul edilir.(7)
ESERLERİNDEN ÖRNEKLER:Kainatın bütün atomlarıyla kendini izhar eden,Rabbim birdir, ezeli ve ebedidir.Bir’de çokluğu bulursunuz, çokluğu Bir’de anlarsınız;Sizin de, sanatınızın da bir başı bir sonu vardır.Baki’nin Hikmetli Sözleri (Die Weissagungen Des Bakis)
Çok az şeye katlanabilirim, kötü şeylerin çoğunaAllah’ın bahşettiği sabırlı kalple dayanırım.Zehir ve yılan gibi, pek az şey zıddıma gider,Yani dört şey: Tütün dumanı, tahta kurusu,Sarımsak kokusu ve haç.(8)
Kuran ezeli mi, değil mi?Ben onu araştırmıyorum.Kuran yaratılmış mıdır?Onu da bilmiyorum.O’nun kitapların kitabı olduğuna,Müslümanlığımın gereği inanıyorum(9)
Kultur Sanat - Kasım 2008

Kaynak: Fatih NACAR
Türk Dil Bilimcisi
Türk Dili ve Edebiyatı Bilim Uzmanı

Saturday, November 1, 2008

Obama O mu yoksa?

(TDG'nun Gunlugunden...)

Ajanslardan…
(Hep diyorsun ya, Amerika’da nefes alıp veren “Biri” var diye… Bu O’mu yoksa…)
Hz. Ali onu mu işaret etti?İran Obama’yı konuşuyor.. “Kıyametten hemen önce, uzun boylu siyah bir adam batıda iktidarı ele geçirecek. Dünyanın en büyük ordusunu komuta edecek.”
28.10.2008 09:57ABD’de 4 Kasım’daki başkanlık seçimlerinin Demokrat Parti adayı Barack Obama’nın geçmişi çok tartışıldı. Kenyalı bir Müslüman babanın oğlu olan ve göbek adı Hüseyin olan Obama’nın da Müslüman olduğu iddialarının sonu gelmedi. Şimdi de İran’da Mehdi’nin habercisi “Büyük Savaşçı” olduğu iddia ediliyor.
Amerikan Forbes dergisindeki habere göre, ilginç gelişme, yarı resmi bir internet sitesinde 17′nci yüzyılda yazılmış “Işık Okyanusu (Bahar El Enver) adlı kitabın yayınlanmasıyla başladı. Kitapta Hz. Ali’ye atfedilen şöyle bir söz yer alıyor: “Kıyametten hemen önce, uzun boylu siyah bir adam batıda iktidarı ele geçirecek. Dünyanın en büyük ordusunu komuta edecek. Üçüncü İmam’dan (Hz. Hüseyin) işaretler taşıyacak. Şiiler onun bizden olduğuna şüphe etmesin.”
Birçok İranlı şimdi Obama’yı konuşuyor. Onlara göre Barack Obama bahsedilen ‘Büyük Kurtarıcı’.
Bunun yanı sıra “Barack Hüseyin” Farsça’da “Kutsanmış Hüseyin” anlamında. İsmi Fars alfabesiyle O-BA-MA diye hecelendiğinde, “O bizden biri” anlamına geliyor.
YAZAN: misafir BURASI: blog2